HIZLI MENU

Ölünceye kadar bakım sözleşmesi - bakım gerçekleşiyor ise dava ret edilmelidir

ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİ İLE İLGİLİ AÇILMIŞ OLAN TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASINDA; BAKIM BORÇLUSUNUN GÖREV VE ÖDEVİNİ LAYIĞIYLA YERİNE GETİRDİĞİNİN SABİT OLDUĞU DOSYADA HATA İLE DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİNİN BOZULMASI HK



T.C YARGITAY 1. Hukuk Dairesi

2016/11290E 2019/4165K Karar Tarihi: 26.06.2019

TENKIS DAVASI - DAVALININ ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLESMESINE DAYALI OLARAK AÇMIS OLDUGU IPTAL TESCIL DAVASININ KABUL EDILDIGI - SÖZLESMENIN BAKIM KARSILIGININ BAKIM BORCUNUN YERINE GETIRILDIGI HUSUSLARININ DAVAYLA HÜKMEN SAPTANDIGI - HÜKMÜN BOZULMASI



ÖZET: Tenkis (indirim) davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme baglı veya saglar arası

karsılıksız kazandırmaların (bagıs) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik

dogurucu (insai) davalardandır. Somut olaya gelince; davalı ...’in ölünceye kadar bakma sözlesmesine

dayalı olarak açmıs oldugu iptal tescil davası kabul edilmis, sözlesmenin bakım karsılıgı, bir baska

ifadeyle ivazlı oldugu ve bakım borcunun yerine getirildigi hususları o davayla hükmen saptanmıstır.

Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı degerlendirme ile karar

verilmesi dogru degildir. Davalının, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına

karar verilmistir.



Dava: Taraflar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne iliskin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde, davacı tarafından süresinden sonra temyiz edilmis olmakla dosya incelendi, Tetkik ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, geregi görüsülüp düsünüldü.

Karar: Dava, tenkis istegine iliskindir. Davacı, mirasbırakan esi ...’ın, dava konusu 525 ada 150 parsel sayılı tasınmazda bulunan 3 no’lu bagımsız bölümü 27.09.2005 tarihinde noterde düzenlenen ölünceye kadar bakma sözlesmesi ile önceki esten olma davalı oglu Ismail’e verdigini, davalının bu sözlesmeye dayalı olarak diger mirasçılara karsı açtıgı iptal tescil istekli dava sonucunda dava konusu tasınmazın davalı adına tesciline karar verilip kararın kesinlestigini, sözü edilen davanın dava dilekçesinin 05.10.2012 tarihinde tebligi ile saklı payının ihlal edildigini ögrendigini, anılan sözlesmenin saklı payları ihlal kastıyla yapıldıgını, davalının da bakım borcunu yerine getirmedigini ileri sürerek ölünceye kadar bakma sözlesmesinin tenkisini istemistir. Davalı, dava konusu tasınmazın ölünceye kadar bakma sözlesmesi geregince adına tesciline karar verilip kararın kesinlestigini, ölünceye kadar bakma sözlesmesinin ivazlı bir akit olup tenkise konu edilemeyecegini, bakım borcunu yerine getirdigini, mirasbırakanın bakılmadıgı yönünde bir iddiası da olmadıgını belirterek davanın reddini savunmus; 20.11.2015 tarihli dilekçesiyle seçimlik hakkını tasınmazdan yana kullandıgını, tenkisi gereken kısmın degerini ödemek istedigini beyan etmistir.


Mahkemece, davacının saklı payının ihlal edildigi gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.000 TL tenkis bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmis; hüküm davalı ve katılma yoluyla davacı tarafından temyiz edilmistir. Hemen belirtmek gerekir ki, gerekçeli karar 02.02.2016 tarihinde, davalının temyiz dilekçesi ise 22.02.2016 tarihinde davacı tarafa teblig edilmis olup, davacı hükmü katılma yoluyla 07.03.2016 tarihinde temyiz etmistir.


Bu durumda, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 433/2. maddesinde belirlenen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirilmistir. Davacının katılma yoluyla temyizi süresinde olmadıgından 1086 sayılı HUMK’nun (2494 sayılı Kanun ile degisik) 433/2. maddesi uyarınca süreden REDDINE, Dosya içerigi ve toplanan delillerden; 1930 dogumlu mirasbırakan ...’ın 05.04.2012 tarihinde ölümü üzerine 1975 yılında evlendigi davacı esi ... ile ilk esten olma davalı oglu ... ve dava dısı çocukları ..., ..., ..., ...’nin mirasçı kaldıkları, mirasbırakanın ... Noterliginde düzenlenen 27.09.2005 tarihli ölünceye kadar bakma sözlesmesi ile dava konusu 525 ada 150 parsel sayılı (yeni 814 ada 1 parsel) tasınmaz üzerinde bulunan 3 no’lu bagımsız bölümü davalı oglu ...’e verdigi, davalı ...’in ölünceye kadar bakma sözlesmesine dayalı olarak diger mirasçılara karsı açtıgı ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/362 esas 2013/405 karar sayılı dosyası üzerinden görülen tapu iptali ve tescil davası sonucunda mahkemece, anılan sözlesmenin geçerli olup mirasbırakan tarafından bakılmadıgı iddiasıyla bir dava açılmadıgı, böyle bir iddianın mirasçılar tarafından da ileri sürülemeyecegi gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 3 no’lu bagımsız bölümün mirasbırakan adına olan tapu kaydının iptali ile eldeki davanın davalısı I. adına tesciline karar verilmis; sözü edilen karar temyiz edilmeyerek 17.03.2014 tarihinde kesinlesmistir. Bilindigi üzere, ölünceye kadar bakma sözlesmesi, taraflarına karsılıklı hak ve borçlar yükleyen, bazı yönleri itibarıyla talih ve tesadüfe, ayrıca sekle baglı bir sözlesme seklinde tanımlanabilir. Nitekim, söz konusu sözlesme 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 611. 818 s. Borçlar Kanununun (BK) 511. maddesinde, “Ölünceye kadar bakma sözlesmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlıgını veya bazı malvarlıgı degerlerini ona devretme borcunu üstlendigi sözlesmedir” seklinde tarif edilmistir. Anılan yasanın bu ve devamı maddelerinin açık hükümlerinde belirtildigi gibi ölünceye kadar bakma sözlesmesi ile, bakım alacaklısı sözlesmeye konu olan mamelek veya bazı mallarının mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da kural olarak bakım alacaklısını kendi ailesi içerisine alıp, ona özenle ölünceye kadar bakıp gözetmek yükümlülügü altına girer. Yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin sonuçları TBK'nin 617 (BK'nin 517.) maddesinde açıklanmıs, sözlesmeden dogan ödevlere aykırılık yüzünden iliski çekilmez olmussa, ya da baska önemli nedenlerle iliskinin sürdürülmesi asırı ölçüde güçlesmis veya olanaksız hale gelmisse taraflardan her birinin tek yanlı olarak sözlesmeyi fesh etme, verdigi seyi geri alma, hatta karsı tarafın- kusurlu olması halinde tazminat isteme hakkı tanınmıstır. O halde, yükümlülüklerini yerine getirmeyen bakım borçlusuna karsı bakım alacaklısı her zaman fesih hakkını kullanabilmekte, fesih geçmise etkili (makable samil) olmak üzere sözlesmeyi sona erdirdiginden verdigi seyi de geri isteyebilmektedir.


Sonuç: Diger yandan; tenkis (indirim) davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme baglı veya saglar arası karsılıksız kazandırmaların (bagıs) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik dogurucu (insai) davalardandır. Somut olaya gelince; davalı ...’in ölünceye kadar bakma sözlesmesine dayalı olarak açmıs oldugu iptal tescil davası kabul edilmis, sözlesmenin bakım karsılıgı, bir baska ifadeyle ivazlı oldugu ve bakım borcunun yerine getirildigi hususları o davayla hükmen saptanmıstır. Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı degerlendirme ile yazılı sekilde karar verilmesi dogru degildir. Davalının, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi geregince BOZULMASINA, alınan pesin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.06.2019 tarihinde oybirligi ile karar verildi.



BENZER DİĞER HABERLER