HIZLI MENU

KESİN SÜRE İÇERİSİNDE GİDER AVANSI YATIRILMAZ İSE "DAVA RET EDİLMEMELİDİR"

T.C YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/11825 K. 2012/16385 T. 28.6.2012



İTİRAZIN İPTALİ DAVASI (Gider Avansı Kesin Süre İçerisinde Yatırılmadığından Bahisle Davanın Reddinin Hatalı Olduğu)


KESİN SÜRENİN CELSE ERTELEMESİNE SEBEBİYET VERMEMESİ ( Gider Avansı kesin süre içerisinde yatırılmaması sebebiyle reddedilen davada kesin süreye uyulmasa da kesin sürenin amacı olan davanın uzaması sorunu oluşmadığı celse ertelemesi olmadan avansın yatırıldığı/Davanın kabul edilmesi gerektiği)


GİDER AVANSI (Davanın uzamasına sebebiyet vermeyecek derece de kesin süreye uyulmasa bile yatırılabileceği)


GİDER AVANSI YATIRILMA ZAMANI (Avansın celse kaybına neden olmaması sebebiyle yatırılmasının yeterli olduğu – davayı uzatma amacının olmadığı)


KESİN SÜRENİN AMACI (Gider Avansı davaların uzamasının engellenmesi sebebiyle kesin süreye tabi tutulabileceği celse kaybına neden olmaması nedeniyle davanın uzatılması amacının olmadığı ve bu sebeple kesin sürenin amacına ulaşmış olduğu) 


6100/m. 114/g,115/2,120/2

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi/m. 6/3
ÖZET: İtirazın iptali sebebiyle açılan davanın yerel mahkeme tarafından 6100 sayılı HMK gereği gider avansının kesin süre içerisinde yatırılmaması sebebiyle reddedilmiştir. Fakat görülen davada gider avansı mahkemece belirlenen kesin süre içerisinde yatırılmasa bile celse arasında yatırılmıştır. Kesin sürenin amacı davaların uzamasını engellemektir. Oysa Yargıtay kararına konu dava da celse talikine uğranmadan harç yatırıldığı için dava uzamamıştır. Yani kesin sürenin gereği yerine getirilmiş ve dava uzamasına sebebiyet verilmiştir. Kesin sürenin amacına ulaşmış olması yani celse kaybı olmaması sebebiyle davanın uzamamış olması sebebiyle yerel mahkemece bu sebeple verilen red kararı yerinde değildir.


DAVA: Dava, itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece 6100 S.K. gereği avans giderinin kesin süreden sonra yatırıldığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak; davada, celse talikine uğramadan harç yatırılmıştır. Davanın uzamasının engellenmesi ile ve davaların ucuz, basit ve çabuk sonuçlandırılması prensibi de kabul edilerek yatırılan avansa göre, kesin sürenin amacına da ulaştığı belirlendiğinden, toplanacak delillere göre davanın sonuçlandırılması gerekir. Dava dilekçesinde 6.250 TL alacak ve fer’ileri için takibe itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:


KARAR: Dava, itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece; davacı vekiline 16.11.2011 tarihli celse sırasında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre masraf, tebligat ve bilirkişi ücreti de dahil edilerek toplam 260 TL gider avansını yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen, kesin süreden sonra 09.12.2011 tarihinde gider avansı yatırıldığı gerekçe gösterilerek, HMK.nun 115.maddesinin 2.fıkrası gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.


Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.
Mahkemece, her ne kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/g ve 120/2 ve Tarife gereğince belirlenen gider avansı yatırılmak üzere davacı vekiline 16.11.2011 tarihli celsede 2 haftalık kesin süre verilmiş ise de, davacı vekili 2 haftalık kesin süreden sonra 09.12.2011 tarihinde (bir sonraki celse tarihi olan 23.03.2012 tarihinden önce) gider avansını yatırmış olup, celse talikine sebep olmamıştır.
Yasa koyucunun temel amacı, eksik kalan giderin yatırılmasını ve davaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3. maddesi hükmüne göre makul sürede sonuçlandırılmasını sağlamaktır.
Somut olayda, celse talikine uğramadan harç yatırılmıştır. Davanın uzamasının engellenmesi ile ve davaların ucuz, basit ve çabuk sonuçlandırılması prensibi de kabul edilerek yatırılan avansa göre, kesin sürenin amacına da ulaştığı belirlendiğinden, toplanacak delillere göre davanın sonuçlandırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.



SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

BENZER DİĞER HABERLER