HIZLI MENU

01.07.2020 Tarihi itibariyle tacir kiracıların iş yeri kirasına ilişkin yeni maddeler

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca, 1 Temmuz 2020 tarihinden itibaren kiracının tacir olduğu işyeri kira sözleşmeleri bakımından Kanunun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354. maddeleri yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu hükümlere aşağıda özet halinde yer verilmektedir;

Kira ilişkisinin devri
Kira ilişkisinin üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde; kiraya veren, haklı bir neden olmadıkça sözleşmenin devrine rıza vermekten kaçınamayacaktır. Bunun yanında; devreden kiracı, kira sözleşmesinin bitimine kadar en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte kiraya verene karşı müteselsilen sorumlu tutulabilecektir.

Kiralananın sözleşmenin bitiminden önce geri verilmesi
Kiracının, kira sözleşmesini süresinden önce feshetmesi sebebiyle doğacak sorumluluğu, kira ilişkisini devralmaya hazır ve ödeme gücü olan yeni bir kiracı bulması hâlinde sona erecektir.

İlgili maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen kiracının, kiraya verenin yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği, kiralananı depo olarak kullanmak gibi, veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirme hakkı, Mülga TBK uygulamasında da bulunduğu için 01.07.2020 tarihine kadar uygulamada ilgili fıkraya ilişkin erteleme ile bir değişiklik yaratılmamıştır. 01.07.2020 tarihi ile ertelenen hüküm yürürlüğe gireceğinden aynı uygulama devam edecektir. Anlatılanlar doğrultusunda, kiracı, kiralananın tahliye edilmesinden sonra makul bir süre ile kira sözleşmesinden doğan borçlarından sorumlu bulunmaktadır. Bu makul sürenin belirlenmesi de olası bir uyuşmazlıkta mahkemece tespit edilebilecektir.

Bağlantılı Sözleşme
Erteleme süresinin sona ermesinden sonra imzalanan ve kiracının yararı olmaksızın kiralananın kullanımıyla doğrudan ilişkisi olmayan ve kiracıyı borç altına sokan bağlantılı sözleşmeler hükümsüz sayılacaktır.

Kiracının güvence vermesi
Kiracının vereceği teminat tutarı üç aylık kira bedelini aşamayacaktır. Teminat bedelinin kiracı tarafından para veya kıymetli evrak olarak ödendiği hallerde, ödeme vadeli bir tasarruf hesabına yatırılacak ve her iki tarafın rızası yahut bir kesin bir yargı kararı olmaksızın kiracıya geri verilmeyecektir.

Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Bu halde, depozitonun nakit olarak kiraya verene teslimi yerine vadeli bir hesapta gerekli şartlar oluşmadan çekilmemek üzere depo edilmesi mümkün kılınmıştır. Kiracının depozito bedelini bankada vadeli bir hesaba yatırması veya kıymetli evrakın muhafaza edilmek üzere bankaya depo edilmesi halinde, banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilecektir. Bu düzenleme ile kiraya veren veya kiracı diğer tarafın rızası olmaksızın güvence bedelini kullanamayacaktır. Ancak, kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür. Hüküm gereğince kiracının güvence bedeli garanti altına alınmaya çalışılmıştır. Eklemek gerekir ki, güvence bedeli olarak teminat mektubunun da depo edilebileceği düşünülmektedir.

Kira bedelinin belirlenmesi
Kira bedelinde yapılacak artışlarda azami sınır; bir önceki kira yılında “tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalama” oranıdır.

Kiracı aleyhine düzenleme yasağı
Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyecektir.

Özellikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâli için ceza koşulu veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağı yönünde yapılan anlaşmalar geçersiz olacaktır.

BENZER DİĞER HABERLER